Akordeonun Göçmen Kimlikleri: Mikordeon

On üç yıl önce müzik için Berlin'e yerleşen Mikail, namıdiğer Mikordeon ile çağdaş akordeon, göçmenlik ve enstrümanın çok kimlikliliği üzerine.

Berlin, by Zeynep Karlidağ

Akordeonun Göçmen Kimlikleri: Mikordeon

On üç yıl önce müzik için Berlin'e yerleşen Mikail, namıdiğer Mikordeon ile çağdaş akordeon, göçmenlik ve enstrümanın çok kimlikliliği üzerine.

Berlin, by Zeynep Karlidağ

Akordeonun Göçmen Kimlikleri: Mikordeon

On üç yıl önce müzik için Berlin'e yerleşen Mikail, namıdiğer Mikordeon ile çağdaş akordeon, göçmenlik ve enstrümanın çok kimlikliliği üzerine.

Berlin, by Nabi Caner Aybaş

Mikail, nam-ı diğer Mikordeon ile Berlin'de buluştuk. Gürcü köklerinden Berlin'in müzik sahnesine uzanan, akordeonu klasik kalıpların dışına taşıyan biri o. Onunla konuşmaya başladığınız anda, bu enstrümanla kurduğu ilişkinin sadece müzikal değil, duygusal bir ortaklık da olduğunu hissediyorsunuz. Onunla Teoman, DJ İpek, baba olmak, göçmenlik ve köşede duran Doğu Alman yapımı eski bir Weltmeister üzerine konuştuk.

Berlin'de sırtında siyah akordeon çantasıyla taş kemerli geçitten yürüyen Mikail.

Akordeon sence nasıl bir enstrüman?

Standardı olmayan bir enstrüman aslında. Her ülkede farklı biçimlerde çalınıyor; kimi yerde piyano tuşlu, kimi yerde tamamen düğmeli. Bu çeşitlilik tam da akordeonun büyüsü. Kimliksiz ama çok kimlikli, tıpkı göçmenlik gibi.

Senin akordeonla tanışman nasıl oldu?

Türkiye'de Teoman dinleyen bir ergenken oldu. Annem küçük bir katakulliyle akordeonu dizlerime koydu. İlk görüşte aşk gibiydi diyebilirim. O günden beri gitarı bir kenara bıraktım.

Kendi tınını nasıl tarif edersin peki?

Gürcü müziğinin, Anadolu'nun ve Avrupa folk müziğinin kesişiminde kendine özgü bir tını. Hatta DJ İpek bir konser sonrası gelip "Senin müziğin çağdaş akordeon olarak tanımlanabilir" demişti. Öyle kaldı.

Mor tişörtüyle gözleri kapalı bir şekilde siyah akordeonunu çalan müzisyen Mikordeon.

Hem baba hem müzisyen olmak Berlin'de nasıl bir dinamik yaratıyor?

Bir yandan çok güzel ama zor. Zaman azalıyor, sorumluluklar artıyor. Bazen kızımın etkinliğiyle konserim çakışıyor mesela.

Berlin Sessions projesi hayatında nasıl bir yerde duruyor?

Sadece bir sosyal medya projesi değil, varoluş biçimim. Her bölümde farklı ülkelerden müzisyenlerle bir araya geliyoruz. Berlin'in o çok sesli yapısını müzik aracılığıyla kayda alıyorum.

Eski Doğu Alman yapımı Weltmeister akordeonunu çalan Berlinli müzisyen Mikail.

Berlin sence hâlâ bir sanatçılar şehri mi?

Eskiden jam session'lar daha yoğundu. Şimdi hâlâ kültür başkenti ama daha ticari bir yüzü var. Yine de burada sanatçı sayısı hâlâ izleyiciden fazla.

Bu şehir sana hâlâ eskisi gibi ilham veriyor mu?

Emin değilim. Belki bir süre sonra daha sakin bir yerde yaşamak isterim.

Çalmaya başladığın ilk akordeonun duruyor mu?

İlk enstrümanım, eski Doğu Alman yapımı bir Weltmeister. Hâlâ orada, köşede duruyor.

Siyah beyaz tuşları ve körüğüyle Mikordeon'un çaldığı Weltmeister marka akordeon detayı.

Akordeonun göçmenliğe benzeyen çok kimlikliliği. Mikordeon’un dünyasını yakalayan bu dikey belgesel formatı, Marjinal Fayda Instagram hesabında 15,7 bin kez izlendi.

Diğer Portreler

Diğer Portreler

Diğer Portreler