Kültür

19 Haziran 2025

Kanak: Bir Hakaretten Kültürel Bir Simgeye Yükseliş

“Kanake” kelimesi, bir zamanlar Pasifik adalarında “insan” anlamına gelirken, Almanya’da ırkçı bir hakarete dönüştü. Bugünse göçmen kuşaklar bu kelimeyi yeniden tanımlayarak kültürel bir direnişin simgesine dönüştürüyor.

Thumbnail
Thumbnail
Thumbnail

Bir Hakaretin İzinde: “Kanak"

Bir bilmecem var çocuklar!
Haydi sor sor!
Almanya’da Türklere denir, acaba nedir, nedir?
Irkçılık deyince akla, tamam şimdi buldum, hemen onun adı gelir: Kanak. Kanak. Kanak

1970’lerde Almanya’da göçmen olarak yaşasaydınız, bu kelimeyi çok sık duyardınız. Bugün eskisi kadar yaygın değil neyseki ama esas şaşırtıcı olan kelimenin değişimi ve temsil ettikleri. Çünkü “Kanake” aslında “insan” demekken Avrupa sömürgeciliğiyle birlikte zamanla bir hakarete, ardından ise benimseyişle beraber bir direnişe dönüşüyor.

Kanake Kelimesinin Hikayesi

Kelimenin hikâyesi, Almanya’dan çok uzakta, Pasifik Okyanusu’nda başlıyor. 19. yüzyılda Pasifik adalarında zorla çalıştırılan işçilere İngilizler böyle hitap ediyor. O zamanlar orada sömürgesi olan Almanlar da durur mu, hemencecik benimsiyorlar bu kelimeyi ve Alman Kolonyal sözlüğüne ekliyorlar. 

Fransızcada “Canac”, İngilizcede “Kanaka”, Almancada ise “Kanake” halini aldı. Zamanla bu kelime, Avrupalı olmayan, farklı görünen herkes için kullanılmaya başlandı.

Details Page Image


Zamanla kelime, Alman olmayan herkese, ama özellikle Türkiye’den gelenlere karşı, tiyatro sahnelerinde bile hakaret amaçlı kullanılmaya başlanıyor, öyle ki Almanca ve Türkçenin harmanlanarak konuşulması, kanak dili anlamına gelen "kanak sprak" olarak adlandırılıyor. Ancak ikinci nesil diyor ki: “Velev ki kanağım.” Böylece bu kelime, sanatsal bir başkaldırının da simgesi haline geliyor. 


Details Page Image

“Velev ki Kanak’ım”: Almanya’daki Göçmen Kuşakların Cevabı

Cartel, kelimeyi gururla sahipleniyor; Cem Karaca, Almanya yıllarında çıkardığı albümüne “Kanaklar” anlamına gelen Die Kanaken adını veriyor ve ırkçılık karşıtı kolektif olan “Kanak Attack” oluşturuluyor. 1990’larda Türk kökenli yazar Feridun Zaimoğlu, “Kanak Sprak” adlı kitabında bu dönüşümü edebiyatın merkezine taşıyor.

Bir Hakaretin İzinde: “Kanak"

Bir bilmecem var çocuklar!
Haydi sor sor!
Almanya’da Türklere denir, acaba nedir, nedir?
Irkçılık deyince akla, tamam şimdi buldum, hemen onun adı gelir: Kanak. Kanak. Kanak

1970’lerde Almanya’da göçmen olarak yaşasaydınız, bu kelimeyi çok sık duyardınız. Bugün eskisi kadar yaygın değil neyseki ama esas şaşırtıcı olan kelimenin değişimi ve temsil ettikleri. Çünkü “Kanake” aslında “insan” demekken Avrupa sömürgeciliğiyle birlikte zamanla bir hakarete, ardından ise benimseyişle beraber bir direnişe dönüşüyor.

Kanake Kelimesinin Hikayesi

Kelimenin hikâyesi, Almanya’dan çok uzakta, Pasifik Okyanusu’nda başlıyor. 19. yüzyılda Pasifik adalarında zorla çalıştırılan işçilere İngilizler böyle hitap ediyor. O zamanlar orada sömürgesi olan Almanlar da durur mu, hemencecik benimsiyorlar bu kelimeyi ve Alman Kolonyal sözlüğüne ekliyorlar. 

Fransızcada “Canac”, İngilizcede “Kanaka”, Almancada ise “Kanake” halini aldı. Zamanla bu kelime, Avrupalı olmayan, farklı görünen herkes için kullanılmaya başlandı.

Details Page Image


Zamanla kelime, Alman olmayan herkese, ama özellikle Türkiye’den gelenlere karşı, tiyatro sahnelerinde bile hakaret amaçlı kullanılmaya başlanıyor, öyle ki Almanca ve Türkçenin harmanlanarak konuşulması, kanak dili anlamına gelen "kanak sprak" olarak adlandırılıyor. Ancak ikinci nesil diyor ki: “Velev ki kanağım.” Böylece bu kelime, sanatsal bir başkaldırının da simgesi haline geliyor. 


Details Page Image

“Velev ki Kanak’ım”: Almanya’daki Göçmen Kuşakların Cevabı

Cartel, kelimeyi gururla sahipleniyor; Cem Karaca, Almanya yıllarında çıkardığı albümüne “Kanaklar” anlamına gelen Die Kanaken adını veriyor ve ırkçılık karşıtı kolektif olan “Kanak Attack” oluşturuluyor. 1990’larda Türk kökenli yazar Feridun Zaimoğlu, “Kanak Sprak” adlı kitabında bu dönüşümü edebiyatın merkezine taşıyor.

Related Posts

CTA Banner
Bir araya gelmenin başka bir yolu

Berlin’de sadece buluşmuyoruz; birbirimizi duyuyor, hissediyor ve birlikte var oluyoruz. Marjinal Fayda, markaların görünür, insanların ise ait hissettiği bir alan. Gel, hikâyenin parçası ol.

CTA Banner
Bir araya gelmenin başka bir yolu

Berlin’de sadece buluşmuyoruz; birbirimizi duyuyor, hissediyor ve birlikte var oluyoruz. Marjinal Fayda, markaların görünür, insanların ise ait hissettiği bir alan. Gel, hikâyenin parçası ol.

CTA Banner
Bir araya gelmenin başka bir yolu

Berlin’de sadece buluşmuyoruz; birbirimizi duyuyor, hissediyor ve birlikte var oluyoruz. Marjinal Fayda, markaların görünür, insanların ise ait hissettiği bir alan. Gel, hikâyenin parçası ol.